Özgüvenli Çocuk Yetiştirmenin Altın Kuralları
Yazar: İvet ALBUKREK, Uzman Psikolojik Danışman   

Her anne-babanın ortak isteği "kendine güvenen" çocuklar yetiştirmektir. Gerçekten çocuğun sağlıklı gelişimi için "özgüven" ilk sıralarda gelir ama özellikle çocuğu utangaç olan aileler için durum biraz zordur.

Özgüven, çocuklarının doğumundan itibaren her ana-babanın uğraştığı bir konu. Çocuğun özgüvenini geliştirmek, korumak ve artmasını sağlamak, çocuk yetiştirme becerilerinin başında gelir; çünkü yeterince gelişmiş özgüven duygusu, hem öğrenme yetisini, hem sosyal ilişkilerde başarıyı, hem de gelişim yüzlerini etkileyen önemli bir duygudur.

Özgüven, bir insanın tavırlarını, duygularını ve kişisel özelliklerini; yetenek, beceri, görünüm ve toplumsal kabul edilirliğini nasıl değerlendirdiği ve ne dereceye kadar kabul edip onayladığıyla ilgilidir. Örneğin bir çocuğun becerileri sahip olmak istedikleriyle örtüşmüyorsa, kendisini yetersiz hissedebilir ve bu durum onun özgüven duygusunun düşük olmasına yol açabileceği gibi, düşük özgüven de ders başarısını ve toplumsal ilişkilerini olumsuz yönde etkileyebilir. Özgüven, bir başkası için anlam ifade etmeyecek kadar öznel bir değerlendirmedir.

Çocuklar, olgunlaştıkça sahip oldukları becerileri kendileri değerlendirmeye, özgüvenlerini biçimlendirmeye başlarlar. Bunu yaparken ailenin yanı sıra öğretmenler ve yaşıtlar gibi diğer kaynaklardan da beslenirler. Okul, bu anlamda çok önemli bir kaynaktır ve bu yüzden çocuğun okulla ilgili söylediklerini gerçekten dinlemeli, sadece okulda yaptıklarını değil, bunlar hakkında hissettiklerini de duymaya çalışmalıdır.

Özgüven, belli bir düzeye ulaşıncaya kadar gelişir; genellikle 10 yaşında özgüvenin gelişimi tamamlanır ve bir süre sonra, ergenlik döneminde çocuk özgüvenini test etmeye başlar. Çocukların özgüvenini en çok etkileyen kaynak anne-babadır. Çünkü çocuklar ilk yıllarını, onları çevreleyen yetişkinlerin kendileri hakkındaki düşüncelerinin bombardımanı altında geçirirler, sonraki yıllarda da bu duyduklarını kendi davranışlarına yansıtmaya başlarlar. Anne-babadan sonra çocuğun özgüveninde en büyük etkiyi yapan öğretmenleridir. Sonra da yaygın inanışın tersine akranlarıdır.

Sağlıklı bir özgüven duygusu geliştirmiş olan çocuklar,

  • Hem derslerde, hem ders dışı konularda kendilerini yeterli bulurlar.
  • Bir şeyi başarmada kendilerine güven duyarlar, çözüm üretmeye yönelik çaba harcarlar.
  • Okul, öğretmenleri ve arkadaşları hakkında olumlu duyguları vardır.
  • Özgüvenleri yaralanmış çocuklar ise,

  • Toplumca kabul edilmeyen alışkanlıkları edinmede arkadaş baskısından daha çok etkilenirler, sosyal başarıları daha azdır.
  • Daha içe kapanık ve kaygılıdırlar
  • Bir işi başarmak, bir soruna çözüm bulmak konusunda kendilerine güvenleri düşüktür, bir başkasının destek ve onayını beklerler.
  • Kendilerini sürekli eleştirirler, olumsuz duygu ve düşünceleri kendilerine yöneltirler.
  • Varolan potansiyellerini başarıya dönüştüremezler.
  • Depresyona daha yatkındırlar.
  • Özgüveni düşük olan çocuk, aşağıda anlatıldığı gibi davranıyorsa kendisine ve çevresine karşı güven duygusunun gelişimi için anne babanın desteğine ihtiyacı vardır.

  • Okul, öğrenme, arkadaş ilişkileri gibi önemli konularda kendine güvensizlik duyuyorsa,
  • Başkalarına sözel ya da fiziksel olarak kaba davranmaya başladıysa,
  • Yeni şeyler denemekten çekiniyorsa,
  • Doğal kabul edilebilecek düzeyin üzerinde olumlu veya olumsuz davranışlarıyla dikkat çekmek için aşırı çaba harcıyorsa,
  • Kendisiyle ilgili hep karamsar ve kendisini aşağılayan konuşmalar yaparak insanları etkilemeye çalışıyorsa,
  • Sürekli, onu sevmediğinizi ya da istediği kadar övmediğinizi düşünüyorsa,
  • Utangaçlığından, düşünce ve duygularını dürüstçe ve açıkça dile getirmiyor ve haklarının çiğnenmesine izin veriyorsa,
  • Öğretmeni, sınıfta gözlemlediği davranışlarını değerlendirdiğinde özgüven sorunu olduğunu ifade ediyorsa, özgüven konusunda çocuğu desteklemek için anne ve baba çaba harcamalıdır.
  • Çocuğun özgüvenini geliştirmek için anne ve baba ona nasıl yardım edebilir?

  • Çocuğa sınırların belli olduğu ve sevginin açıkça ifade edildiği olumlu bir ev yaşamı sağlanmalıdır. Böyle bir ev ortamında yetişen çocuğun, hem akademik, hem de kişisel özgüveninin temeli oluşturulmuştur.
  • Anne-babanın çocuğundan beklentileri onun yetenekleri ve yapabilirliği ile kıyaslandığında gerçekçi olmalıdır.
  • Okulla ilgili yetersizliklerinden çok başarılarının üzerinde durulmalıdır. Bir dersten aldığı düşük bir not, diğer dersteki çalışma ve başarısını gölgelememelidir.
  • Başarıyla sonuçlanmasa bile çabaları takdir edilmelidir. Bir çocuğun anne-babası tarafından, "Öğrenmeye çalışmandan gurur duyuyorum", "İyi çalışman beni mutlu ediyor" gibi sözlerle yüreklendirilmesi, çocuğun daha çok çaba harcaması için onu motive edecek, mücadele gücünü geliştirecektir.
  • Başarıları kadar gösterdiği gelişme ve ilerlemeler de çocuğun dün yapamadıkları ile bu gün yapabildikleri karşılaştırılarak somut olarak ortaya konmalıdır.
  • Çocuğa kendi işini kendisinin yapması için fırsat tanınmalı, kendi başına yapabileceği işler bir yetişkin tarafından yapılmamalıdır.
  • Sosyal muhakemesini geliştirmek için sorunu onun adına çözülmemeli, çözüm bulmasına yardımcı olunmalı, alternatifler üzerine düşünmesi sağlanmalıdır.
  • Başladığı işi bitirmesi konusunda motive edilmeli, destek olunmalı, model oluşturulmalıdır.
  • Başarısızlıkta yaptığının zor olduğunu kabul edip denemesi için yüreklendirilmeli, mücadele etmesi sağlanmalıdır.
  • Çocuğun; duygu, düşünce ve inançlarını; açık dürüst ve başkalarının haklarını ihlal etmeden, karşısındaki kişiyi aşağılamadan, incitmeden ve ezmeye çalışmadan ifade etmesi sağlanmalıdır.
  • Duygularını ifade etmesi, yaşadıklarını paylaşması konusunda ona model olunmalıdır. Konuşmaya başladığında onu sonuna kadar dinlemek, onun anlatmak konusundaki motivasyonunu ve kendini ifadesini arttıracaktır.
  • Çocuk haklı olduğunda haklılığı vurgulanmalı, haksız olduğunda hataları ve nasıl düzeltilebileceği konuşulmalıdır.
  • Kendi kararlarını verebilmesi, seçim ve tercihlerini yapabilmesi için uygun ortam yaratılmalı; karar, seçim ve tercihlerinin sonuçlarına katlanması sağlanmalıdır.
  • Evde düzenli olarak belli konularda sorumluluk alması sağlanmalı ve aldığı sorumlulukları yerine getirip getirmediği izlenmelidir.
  • Çocukla konuşurken yere çömelmeli ve onun göz seviyesine inilmelidir; bu ona önemli olduğu mesajını verir. Onun da diğer kişilerle iletişiminde göz teması kurmasına özen gösterilmelidir.
  • Çocuğun mümkün olduğu kadar farklı sosyal ortamlarda bulunması sağlanmalı, değişik insanları, çevreleri ve ortamları tanıması için fırsat verilmelidir.
  • Girdiği farklı sosyal ortamlarda başarabileceği görevler alması sağlanmalıdır.
  • Çocuğun zamanını verimli kullanması için onu yönlendirmek gerekir. Kendi kendisini meşgul edebileceği konular konusunda rehberlik edilmeli, kendine yetebildiğini görmesi sağlanmalıdır.
  • Hoşlandığı, başarılı olabileceğine inandığı, yetenekli ve ilgili olduğu alanda bir hobi edinmesi sosyalleşmesi ve özgüveninin gelişmesi açısından önemlidir.
  • Ailedeki tüm bireylerin, kişisel sorunlarını, aile içi sorunlarını, başlarına gelen iyi-kötü olayları, anne babayı ve onu sevindiren ve üzen olayları konuşup paylaşabildiği düzenli toplantılar yapılmalıdır. Bu toplantılar aile içi uyumu ve huzurlu birlikteliği geliştirecektir.
  • Tüm bunlar çocuğun sosyalleşmesine ve özgüveninin gelişmesine yardımcı olacaktır. Sosyalleşen ve özgüveni gelişen çocuk, zayıf benlik kavramı, başarısızlık duyguları ve olumsuz iç konuşmalarla beslenen utangaç çocuğun aksine; kendini ezdirmeyen, başkalarının isteklerine uymak istemediğinde bunu uygun bir ifadeyle dile getirebilen, hakkını savunan, duygu ve düşüncelerini her koşulda ifade edebilen, empati kurabilen, karşısındakinin istek ve beklentilerini, duygu ve düşüncelerini önemseyen ve dikkate alan, arkadaşları tarafından kabul gören, sınıfta soru sorabilen ve sorulan sorulara gönüllü olarak cevap verebilen, sınıf oyunları ve grup çalışmalarına gönüllü olarak katılan, okul sonrası sosyal etkinliklere ve okul partilerine katılan, liderlik rolünü ve verilen sorumlulukları yerine getiren, dışadönük ve uyumlu ilişkiler kurabilen girişken bir çocuk olacaktır.

    Utangaç çocuklar için;

  • Yapmak istediği şeylerin listesi yaptırılmalı, bunlar birlikte oynanarak canlandırılmalıdır.
  • Toplumsal ya da akademik ortamlarda hissedebileceği kaygı düzeyini azaltabilmesi için ona destek olunmalıdır. Süreci ona anlatarak onu önceden hazırlamak, partilere erken gitmeye çalışmak, ilk gelen çocuklar arasında olmasını sağlamak, oynanacak oyunları önceden biliyor olmasına özen göstermek onu rahatlatacaktır. Sınıfta sözlü sunu yapacaksa başlangıçta sunumunun kısa olmasına ve rahatlayana kadar evde anne-babaya sunmasına fırsat verilmelidir.
  • Çocuğun özellikle iyi olduğu konularda başka bir çocuğa yardımcı olması için öğretmeniyle görüşülmelidir. İyi bildiği bir şeyi bir başkasına anlatabilecek konumda olmak, çocuğun başkalarıyla konuşma becerisini arttıracaktır.
  • Öğretmeni ile tahtayı silme, bitkileri sulama, bilgisayarı açma gibi sınıf içi sorumluluklar vermesi konusunda işbirliğine girilmelidir.
  • Daha önceden çalıştığı sorulardan birinin öğretmen tarafından sınıfta sorulması için öğretmenine danışılmalıdır, soruyu başkalarının önünde cevaplarsa çocuğun kendine güveni artacaktır.
  • Bağımsızlık ve sorumluluk, çocuğun utangaçlığını azaltacak, kendine olan güvenini geliştirecektir. Bu konuda çocuğa yardımcı olmak için, hangi yönlerinin onaylanmadığı ile ilgili olarak onunla konuşulmalıdır. Belli bir olay ele alınmalı ve bir daha yapma fırsatı olsa nasıl davranacağı sorulmalıdır. Söz konusu davranışı etiketlemek yerine tarif ederek, davranışı değerlendirmek yerine tarafsız kalarak, beklentileri genel değil, öznel örneklerle anlatarak, yorumlara karşılık tepki vermesini isteyerek çocuğa geribildirim verilmelidir. Eğer çocukla suçlamadan ve yargılamadan konuşulabilirse, şimdikinden daha farklı şekillerde davranma yollarını bulmasına yardım edilmiş olacaktır.

    Bugünün çocuklarının yarın yetişkin olduklarında oldukça güç şartlarda yaşam mücadelesi vermeleri gerekeceği ve anne babaları gibi onları kucaklayacak ve destekleyecek yetişkinlerle bir arada olmayacakları düşünüldüğünde, kendi ayakları üzerinde durabilen, zorluklar karşısında mücadele gücü olan, duygusal ve sosyal açıdan güvenli ve güçlü çocuklar yetiştirmenin önemi daha iyi anlaşılacaktır.

    Ekler:
    DosyaAçıklama
    Bu dosyayı indir (ozguvenli_cocuk_yetistirmenin_altin_kurallari.pdf)ozguvenli_cocuk_yetistirmenin_altin_kurallari.pdfÖzgüvenli Çocuk Yetiştirmenin Altın Kuralları
     

    DUYURULAR

    Sosyal Beceri Geliştirme Grup Çalışması

    Merkezimizde, 15 Mart 2014 Cumartesi günü, 5 - 7 yaş grubundaki çocuklara yönelik, 10 hafta boyunca sürecek olan Sosyal Beceri Geliştirme Gurubu başlatılacaktır. Guruba katılacak çocuklar... » devamı

    EkipNormaRazon uzmanları ile Anne-baba sohbetleri dizisi

    Velilerimizden gelen talepler doğrultusunda konularımız ve tarihleri aşağıdaki gibi belirlenmiştir. 1) Konu: Ergen Anne-Babası Olmak Konuşmacı: Uzman Klinik Psikolog Zeren Okçuoğlu Kad... » devamı

    Facebook ve Twitter sayfası açılmıştır!

    Facebook ve Twitter sayfası açılmıştır! ... » devamı

    MAKALELER

    Gece Alt Islatma

    Anne babalar, küçük yaştan itibaren çocuklarının tuvalet ihtiyaçlarını kendilerinin çözümlemelerini beklerler. Oysa, bu faaliyet yeterli ... » devamı

    Çocuğun Doğallığını Bozmadan Gaf Yapmasını Nasıl Engelleyebiliriz?

    Çocuğunuz gözlük takan bir arkadaşıyla, yolda gördüğü tek bacaklı bir adamla, çok şişman olan arkadaşının annesiyle, çok kısa boylu... » devamı

    Ben de Yıldızlara Gitmek İstiyorum

    Ölüm her canlının hayatında doğal ve kaçınılmaz bir olgudur. Üzerinde hakimiyet ve kontrol sağlayamadığımız bu gerçekle yüzleşen ço... » devamı

    Okul Başarısını Etkileyen Faktörler

    "İnsanın çevresine uyum sağlayabilmesi için yeni davranışlar kazanması veya eski davranışlarını değiştirmesi" olarak tanımlanan "öğre... » devamı

    Okul Seçme Sendromu

    Bilinçli anne-babalar haklı olarak okul seçiminde epey bir zorlanıyorlar. Belki de çocuğun yaşamında verilecek en büyük kararlardan biri. Ba... » devamı

    Çocuğun Tatili

    Bayram tatili ile birleşen koca bir 3 hafta geliyor. Hele çalışmayan bir anne iseniz, belli birkaç günden sonra okulların açılmasını sabır... » devamı

    1-3 Yaş Çocuklarında Korkular

    1 yaş öncesinde, çocuklarınız sizin kucağınızda, tepeden, dünyayı, olup biteni izliyordu. Şimdi bu görüş açısı değişti, görüş s... » devamı

    Sevgi Aktarımı

    Her anne-baba çocuğunu sever; hem de canından çok. En büyük isteği de onun mutlu olmasıdır. Ancak çocuğunuzu çok sevmeniz demek onun, her ... » devamı

    Çocukta Dikkatin Geliştirilmesi

    Biz insanlar çevremizi duyu organlarımızın yardımıyla tanırız. Çevremizde olup bitenleri görerek, duyarak öğreniriz. Nesneleri elleyerek, ... » devamı

    Erkek çocuğumuzun sağlıklı cinsellik geliştirmesine nasıl yardımcı olabiliriz

    Hernekadar arzumuz, gençlerimizin, erkeklikleri ve cinsellikleri konusunda kendilerini rahat hissetmeleri ise de, medyada, haberlerde,gazetelerde, ge... » devamı

    Karne Sendromu

    Çocuğunuzun aldığı karneye gösterdiğiniz tepki ne oldu? Mutluluk? Hayal kırıklığı? Kızgınlık? Şaşkınlık? Çocukları ellerinde karn... » devamı

    Okul Fobisini Yenmek

    Eğer bir kelimenin sonuna "fobi" eklenmişse, hemen bir şeylerden korkulduğunu düşünürüz. Ancak okul fobisi gelişen çocukların okula gitmek... » devamı

    Baba Çocuk İlişkisi Üzerine

    "Çocuğunuz en çok, sevgiyi hak etmediğini düşündüğünüz sırada sevgiye ihtiyaç duyar." Prof. Dr. Acar BALTAS Bu yazıyı okumaya başlam... » devamı

    Gençlik Çağı İlişkileri

    Kaç yaşına gelirse gelsin o sizin minik kızınız ya da oğlunuz. Çünkü o büyürken zaman o kadar hızlı geçti ki, onun ne zaman artık bir ... » devamı

    Çocuklar Televizyonu Çok Seviyor Ama...

    Bilindiği gibi günümüzde hemen hemen tüm çocukların ve ailelerin zamanlarının önemli bir bölümü televizyon karşısında geçmektedir. Ev... » devamı

    AYIN KONUSU

    Çocuk ve Spor
    Ditsa ALATON, Eğt.Dan.-Psikolog
    Ergenlik, bireyin bedensel, ruhsal ve toplumsal dönüşümler yaşadığı, büyüme ve gelişmenin hızlı hareket ettiği zorlu bir süreçtir. Bireyselleşme ve kimlik oluşumunu sağlayacak bu değişiklikler ergenin bedenini ve ruhsallığını yorar. Hızlı beden gelişimini, artan beden enerjisini, uyanmaya başlayan cinsel farkındalığı yaşayan ergen şaşkındır, sarsılmıştır. Bozulan denge ile baş etmeye çalışan ergen, bu dönemde, kendini ifade edebilmek için sıklıkla bedenini kullanır.